Prof. Dr. Reha Şükrü Kişnişçi, diş hekimliği eğitimini ve doktora çalışmalarını Ankara Üniversitesi bünyesinde tamamlamıştır. 1987 yılında "Deneysel olarak ağız içi defektlerine uygulanan tersine çevrilmiş dermal greftlerin, klinik, histopatolojik ve elektron mikroskobik olarak incelenmesi" başlıklı teziyle doktora derecesini almıştır. Uzun yıllar Ankara Üniversitesi'nde akademik kariyerini sürdüren Kişnişçi, 2021 yılından bu yana Lokman Hekim Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde Profesör ve Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapmaktadır.
Kişnişçi’nin uzmanlık alanı olan Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi kapsamındaki bilimsel çalışmaları; distraksiyon osteogenezis, temporomandibular eklem (TME) cerrahisi ve artroskopik girişimler, dudak damak yarıkları ve maksillofasiyal deformitelerde 3 boyutlu yazılım kullanımı üzerine yoğunlaşmıştır. 2024 ve 2025 yıllarında yayımlanan güncel araştırmaları; damak yarıklı çocuklarda beslenme plağı adaptasyonunun hacimsel analizi ve onkoloji hastalarında maksillektomi sonrası yaşam kalitesi gibi ileri klinik konuları ele almaktadır. Ayrıca, diş hekimliği eğitiminde vizyo-haptik entegre simülasyon sistemlerinin geliştirilmesine yönelik öncü çalışmaları bulunmaktadır.
Akademik üretkenliği ve bilimsel etkisi, Scopus verilerine göre 15 H-indeksi ve aldığı 500'ün üzerindeki atıfla tescil edilmiştir. Eğitim faaliyetleri kapsamında; "Çene ve Yüz Cerrahisi", "Ağız Hastalıkları" ve "Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi" gibi temel ve ileri düzey dersleri yürütmekte, çok sayıda doktora ve uzmanlık tezine danışmanlık yapmaktadır. Uluslararası literatürde geniş bir yayın yelpazesine sahip olan Kişnişçi, cerrahi tekniklerin konuşma bozuklukları üzerindeki etkilerinden dental implantların genotoksik etkilerine kadar multidisipliner bir perspektifle çalışmalarını sürdürmektedir.
Çene ve yüz cerrahisi, karmaşık bir yapbozun eksik parçalarını hem biyolojik hem de estetik bir uyumla yerine yerleştirmek gibidir; Prof. Dr. Kişnişçi de modern cerrahi teknikleri ve dijital teknolojileri birer hassas rehber olarak kullanarak, yüz yapılarındaki fonksiyonel ve anatomik dengeleri bilimsel bir titizlikle yeniden kurmaktadır.